İstanbul merkezli piyano ikilisi.

20. yüzyıldan günümüze...

SeSshin

İsmini ve müzikal esinini Zen öğretisinden alır. Tıpkı Zen öğretisinde bireyin iç dünyasının derinliklerini görmesiyle bağımlılıklardan kurtulup özgürlüğe giden kapıların aralanması gibi, 20. yüzyıl müziği de seslerin kendisine, zamana ve müzik dışı seslere de yönelerek anlamı ve dinleme edimlerini sorgulamış, müziğin Klasik Batı Müziği bünyesinde kalıplaşmış öğelerinden bağımsızlaşması ile yeni müziğin kapılarını aralamıştır.

SeSshinduo bugünün üretimine ışık tutan ve müzikal sorgulamaları geçerliliğini koruyan 20. yüzyıl müziğinin 4 el piyano eserlerini çalışmak ve yorumlamak üzere 2019 yılında kurulmuştur.

Başak İdil Özen

Primo

Piyano eğitimine 11 yaşında başlayan Başak idil Özen, lise döneminde Pera Güzel Sanatlar’da piyano ve keman dersleri aldı. 2009 yılında Nazım Hikmet Akademisi Piyano Bölümü’ne girdi. Ayşe Tütüncü ile piyano, Murat Opus ile teori çalıştı.

2011-2015 yılları arasında Nazım Hikmet Akademi Korosu’nda görev aldı, yurt içi ve yurt dışında festivallere katıldı. İstanbul Üniversitesi Çevre Mühendisliği’nden mezun olan Özen, 2013 yılında ikinci lisans eğitimi olan Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik/Piyano bölümünü Ayşe Diriker Sipahi ile çalışarak tamamladı. 2017 yazında Sırbistan-Vranje Piyano Festivalinde Michael Leslie, Aralık 2017’de Satoko Mimura, Nisan 2018’de Wook He Jong, Ekim 2018 ve 2019’da Kyung Sik Yu ile masterclass çalışmalarına katıldı. 2018’in Haziran ayında düzenlenen Bilkent Piyano Festivali’nde katıldığı masterclass’larda piyano duo ve solo piyano olarak Eduardus Halim, Boaz Sharon ve Kamerhan Turan ile çalışma şansına erişerek, Festival bünyesinde solo ve duo olarak konserlerde sahne aldı.

Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamlayan Başak İdil Özen, piyano öğretmenliği yapmakta, 2018 yılında Hyun Sook Tekin’in yüksek lisans oda müziği dersi esnasında şekillenen ve kurucusu olduğu Tatavla’dan Ada’ya bünyesinde düzenlenen ev konserlerinde yer almaktadır. 2017 yılında başladığı yüksek lisans eğitimine Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde Doç. Dr. Hyun Sook Tekin ile piyano çalışarak devam etmektedir.

“Müzik, ifade edilemeyeni adlandırabilir ve bilinemeyen ile iletişim kurabilir.”

Leonard Bernstein

Edmon Şar

Secondo

7 yaşında Edward ARİS’ten piyano dersi almaya başladı. 2009 yılında kazandığı Mustafa Kemal Üniversitesi Devlet Konservatuarı Piyano bölümünden Ergun Telci ve ardından Valentyna Keremet ile çalışarak 2013 yılında mezun oldu.

2014 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamladıktan sonra müzik öğretmeni olarak çalışmaya başlamıştır. 2016 yılında piyanist ve besteci Ali Darmar yönetmindeki Masterclass çalışmasına aktif olarak katılmıştır. 2018’in Haziran ayında düzenlenen Bilkent Piyano Festivali’nde katıldığı masterclasslarda Eduardus Halim Boaz Sharon ve Kamerhan Turan ile çalışma şansına erişerek festival bünyesinde solo olarak konserlerde yer almıştır. 2018 yılında Doç. Dr. Hyun Sook Tekin’in yüksek lisans oda müziği dersi esnasında şekillenen Tatavla’dan Ada’ya bünyesinde düzenledikleri ev konserlerinde yer almaktadır. 2016 yılında başladığı Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Müzik Bölümü yüksek lisans Programını, Doç Dr. Hyun Sook Tekin’den aldığı piyano derslerinin ardından Dr. Öğr. Üyesİ İlke Karcılıoğlu danışmanlığında yazdığı tez ile 2019 yılında başarıyla tamamlamıştır.

Repertuvar Notları

SeSshinduo, Art Nouveau döneminde 20. yüzyıl müziğinin öncüleri olmuş, üretimlerinde birbirlerinden beslenip esinlenen ve yeri geldiğinde birbirlerini en ağır şekilde eleştiren üç arkadaşın eserlerini yorumluyor: Debussy, Satie ve Ravel.

Debussy ve Ravel empresyonizme yaklaşırken, Satie sürrealizme ve yapıbozuma yönelmişti. Seçilen dört el eserlerinden Debussy ve Ravel’inki masalsı hayal gücü ile doğa tasvirleri ve çocuksu bir anlatımda, Satie’ninki ise empresyonizmin romantik üslubuna ve form saplantısına getirilen satirik bir eleştiri niteliğindedir.

Müzik, siz – dinleyici – ile dinlediğiniz şey arasında varlık bulur… “

Philip Glass

Birbirinden çok farklı müzikal eğilimlere ve ilgi alanlarına sahip iki arkadaşı birleştiren Glass’ın bahsettiği müzikal varlığı gerçek kılma hayalinin peşinden gitme istekleri… İcracı, eğer mümkünsüz mükemmelliğin peşinde değil de, benliğini çaldığı eserde lağvedebilecek eğilimde ise, icra esnasında dinleyici ile dinlenen arasındaki paylaşımla oluşan o müzikal varlığın parçası haline gelir. Yani; müziğin parçası olma hayalidir icrayı büyülü kılan, peşinde sürüklendiğimiz…

Tatavla’dan Ada’ya 2018 yılının başında, eser seçimleri ve çalma alanında daha özgür bir ortam ve daha aktif bir dinleme pratiği yaratabilmek adına ev konserleri vermek üzere kuruldu. Konserler ağırlıklı olarak 20. yüzyıldan günümüze solo ve duo piyano eserlerini içerir.

Yaklaşan Konserler

  • 29 Ocak / Büyükada
  • 22 Ocak / Tatavla
ev_konserleri

Tatavla’dan Ada’ya / Konser Programı

Tatavla’dan Ada’ya ev konserlerine kaldığımız yerden devam ediyoruz. 29 Ocak – 20.00 / Büyükada 30 Ocak – 20.00 / Tatavla Lokasyon değişikliği sebebiyle, artık konserlerimizde yerimiz 20 dinleyici ile sınırlıdır. Bu nedenle konserlere katılacakların önceden isim yazdırmaları gerekmektedir. İsmini yazdıran ilk 20 kişiden sonraki dinleyicilerimize bir sonraki konserimiz için öncelik…

“Hassasiyet ve duygunun bir sanat eseririn temel içeriğini oluşturduğunu daima hatırlamalıyız.”

Maurice Ravel

İletişim

E-posta bültenimize kayıt olun